Milyar Dolarlık Tüketimden Vicdani Liderliğe: ETVZ ile Türkiye’nin Yapay Zeka Sıçraması

Yazar: Göktürk KADIOĞLU
Tarih: Aralık 2025
Platform: etvz.com.tr
Giriş: Dijital Cari Açık ve Bağımlılık Tuzağı
Yapay zeka, 21. yüzyılın elektriğidir. Bugün küresel Büyük Dil Modeli (LLM) ve üretken yapay zeka pazarının büyüklüğü yüz milyarlarca dolarla ifade edilmekte ve her yıl katlanarak büyümektedir. Şirketler, kurumlar ve bireyler, işlerini daha verimli yapmak için bu “dijital zekayı” kiralamak zorundadır.
Türkiye olarak biz de bu devasa pazarın önemli bir “tüketicisiyiz”. Her ay binlerce şirketimiz, milyonlarca kullanıcımız ChatGPT, Claude, Gemini gibi yabancı menşeli modellere lisans ücreti, API kullanım bedeli ödüyor. Bu, sadece bir teknoloji gideri değil, aynı zamanda “dijital bir cari açık” ve stratejik bir veri bağımlılığıdır. Milyonlarca dolarımız yurtdışına akarken, verilerimiz de bu modellerin eğitim havuzuna girmektedir.
Küresel Kriz: Ticari Çıkar Çatışmalarının Gölgesinde Güven Sorunu
Ancak sorun sadece ekonomik değil. Bugün dünyadaki yapay zeka geliştirme süreci, birkaç devasa teknoloji şirketinin (Big Tech) tekelindedir. Bu şirketlerin öncelikli motivasyonu, doğası gereği ticari kâr maksimizasyonudur.
Bu durum, küresel bir güven krizine yol açmaktadır:
- “Bu model bana doğruyu mu söylüyor, yoksa şirketinin çıkarına uygun olanı mı?”
- “Verilerim ticari amaçlarla manipüle ediliyor mu?”
- “Etik kurallar, kârlılık düştüğünde esnetilecek mi?”
Dünya, muazzam zeki ama “niyetinden emin olunamayan” yapay zekaların gölgesinde yaşamaktadır.
ETVZ’nin Anlamı: Ticaretin Değil, Vicdanın Denetimi
İşte ETVZ (Etik Temelli Vicdani Zeka) projesi, tam olarak bu küresel güven boşluğunu doldurmak için doğmuştur. ETVZ, mevcut LLM’lerin üzerine inşa edilen, ticari kaygılardan bağımsız bir “Etik ve Vicdani Denetim Katmanı”dır.
ETVZ’nin Hesaplamalı Vicdan Modülü (HVM), bir cevabı üretirken şirketin hisse senedi değerini değil; evrensel etiği ($f_{deontik}$), toplumsal faydayı ($g_{sonuç}$) ve kültürel dokuyu ($h_{kültür}$) hesaplar. Bu, yapay zeka dünyasında “kâr odaklılıktan”, “insan ve değer odaklılığa” geçişin ilk somut adımıdır.
Türkiye’nin Tarihi Fırsatı: Geriden Gelmenin Avantajı ve “İlk” Olmak
Türkiye, temel LLM (Base Model) geliştirme yarışına ABD veya Çin’e göre geç başlamış olabilir. Ancak bu durum, doğru stratejiyle tarihi bir avantaja dönüşebilir.
Nasıl mı?
Bugün öncü ülkeler, geliştirdikleri devasa modellerin yarattığı etik sorunları, halüsinasyonları ve güvenlik açıklarını “sonradan yamamaya” (patching) çalışıyorlar. Bu, temeli atılmış bir binanın tesisatını değiştirmek kadar zordur.
Türkiye ise, T3 AI gibi kendi milli modelini geliştirirken, ETVZ mimarisini daha en baştan, “tasarım aşamasında” (ethics by design) sisteme entegre etme şansına sahiptir.
Bu başarıldığında;
- Ekonomik Kazanç: Kendi milli modelimizi kullanarak yurtdışına giden milyonlarca dolarlık “dijital haraç” ülkede kalacaktır.
- Stratejik Kazanç: Verimiz ve bilişsel egemenliğimiz korunacaktır.
- Küresel Liderlik: Türkiye, sadece bir LLM üreten değil, “Dünyanın İlk Vicdani Denetim Mekanizmasına Sahip Yapay Zekasını” üreten ülke olarak küresel bir marka ve lider olacaktır.
Üçüncü Yolun Öncüsü
ETVZ projesi, yapay zeka yarışında Türkiye’nin sadece bir “takipçi” olmayı reddedişidir. Biz, başkalarının kurduğu ticari oyunun bir parçası olmak yerine, dünyaya “Vicdan ve Merhamet” odaklı yeni bir teknoloji paradigması, bir “Üçüncü Yol” öneriyoruz. Bu, sadece bir mühendislik başarısı değil, bir medeniyet iddiasıdır. Ve bu iddiayı hayata geçirecek vizyona, mühendisliğe ve iradeye sahibiz.
